Bazı Günler
Gece yarısında bir perde çekilir ve usulca çıkarır kafasını pencerenin kenarından. Düşüncelerini hissediyor oluşu ağırlık yapar çakmağının taşına. Aldırmaz ve yakar sigarasını. Aldığı ilk nefesle birlikte girer bir şarkı. Ah, bazı günler. Bazı günler var olası gelmiyor insanın. Yarın uyanmanın düşüncesi aklına bile gelmez bu andan kopmak isteyen insanın. Uyusa iyi gelecek aslında. Hep de aynı yöntem gerçi. Uyu geçecek, uyandığında böyle hissetmeyeceksin, yarın yeni bir gün olacak, güneş doğacak, kuşlar cıvıldayacak ve bir ton başka terane. İçtiğimiz kahvenin saatler sonra bardakta bıraktığı lekelere benziyor artık şu içimizdekiler. Perdeyi çeksek de, uyusak da bir boka yaramayacak biliyorum. Yalnızca kavalyesi olabildiğimiz engin hatıraların arka planda kalmaya mahkum, var olması gereken ufak bir kalabalığız yaşam denen bu boktan nefeste. Ne var yani bir paragrafın tam ortasında sıkılmışsam yazdıklarımdan? Ne var memnun değilsem düşüncelerimin dokunduğu hiçbir şeyden? Belki de bu ...