Kıblesi Eksik Sessizliklerimiz

 Soğuk havaların getirdiği fırsatlar etkisini kaybetmemeye yemin etmiş gibi her yıl usanmadan aynı yoğunlukla geliyor ayaklarımın altına. Sonbaharın en güzel noktalarına varmışken kafamı çeviremiyorum bu fırsatlardan. "Evet" demek için can atan etkileşimler, keskin rüzgarları ile bomboş sokaklar. Kemiklerini titreten soğuktan kaçar adım evine gitmeye çalışan insanlar. Ansızın, tüm bir şehir benim oluyor. Tüm caddeler, kaldırımlar ve her bir sokak lambası benim için var. Sarı, loş ışıkların altında öpüşen aşıklar. Evlerin pencerelerinden yansıyan televizyon görüntüleri. Arabanın arka camından çıkarıyorum kafamı. Dışarıda sağanak yağmur, trafik karmakarışık. Yüzümde bir gülümseme, saçlarım sırılsıklam ve ben hiç olmadığım kadar huzurluyum.

Risk almaktan hiçbir koşul altında kaçınmadığım bu günlerin tadını beni en çok tatmin edecek riskleri alarak çıkarıyorum. Kimisinin sonuçları, kimisinin de yalnızca risk faktörü yüreğimdeki derin bir açlığı yatıştırıyor. Diğer elini kurtarmak için elini uzatanlar ve "lütfen bir geceyle kalmasın" dileğiyle gözlerime kilitlenen bakışlar. İnan vazgeçmek istemiyorum asla bana beni hatırlatan o dokunuşlardan. Yanımdaki sıcaklığı, burnumdaki kokusu, aklımdaki sarımtırak yansıması, hepsi bir bir kenetliyor beni vazgeçemeyeceğim bu arzuya. Eksikliğini hissettiğim düşüncelerimin yerini eksilen sessizliğim alıyor. Ateşimin duvardaki ihtişamlı yansımasının günlük bir rutin haline geldiği bu zamanların değerini biliyor olmak bana kendimi muazzam hissettiriyor. Varolma arzusunun yerine varoluşun arzuları yerleşmiş. Özlemekten korkmadığım bir benliğim. Güzel günler. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Twenty Eight

My Side

Kışın Fısıltıları