Salon
There are no words for your lonesomeness. These tiresome days turn your secluded sorrows bitter and you find yourself, late at night, feeling nothing but everything. As time finds itself a new partner to spend its days with, you begin to accept this existence of yours, touching your soul each and every single night. Now, we know it's not a surrender or a defeat. It's simply life's way of having it be. Besides, if the endpoint is the same, does it really matter how you came to be in it?
Alkışların arasında kaçırdığın gözlerine değiyor gözlerim. Siliyorsun koltuklarından herkesi. Yalnızca ikimiz kalıyoruz salonda. Sahnede ruhunu sunarak söylediğin şarkıların ve beni bu varoluşa çıkış yolu olmaksızın kilitleyen bakışların. Salonun duvarları genişliyor ve ufukta kayboluyor sen her bana baktığında. Çatısı siliniyor ve yerine bulutsuz bir gökyüzü yerleşiyor sen her beni söylediğinde. Kapıları kilitli bu engin varoluşun tadı beni yaşamaya ikna ediyor. Sesini duydukça görüyorum kendimi. Gözlerin dokundukça duyuyorum kendimi. İçime çalındıkça sen, ben biraz daha var oluyorum.
Yorumlar
Yorum Gönder