Eksik Sokaklar
Geri dönsem her şeyin çözüleceği, güzelleşeceği hayali bir gecelik güzel kafam ile paramparça oluyor. Ayıldıktan sonra her ne kadar üzerine endişelendiğim şeylerin minimal rahatsızlıklar olduğunu kendime kabullendirsem dahi içime yerleşti endişenin kısık ve gergin sesi. "Başka bir yolun yok," diyerek zorluyorum kendimi. Sessiz sokak aralarımdan çıkıp çevre yolunun devasa kargaşasına gireceğim. Elbette biliyorum ki yan yollar, farklı ara sokaklar var adımlarımı götürebileceğim. Fakat minimal zaiyat ve hızlandırılmış bir yenileme süreci hedeflediğim için elimdeki en mantıklı seçeneği seçiyorum. Bir yanım buna "çaresizlik" diğer bir yanım ise "kötünün iyisi" diyor.
Uçak saatine çokça vakit olduğunu göz önünde bulundurunca vaktimi tanıdık sokaklarda geçirmek istedim. Önce uzun zamandır görüşmediğim bir arkadaşımla görüşüp mücadelenin en güncel hallerini paylaştık. Ardından ilk sokakta buldum kendimi. Dördüncü katın kapalı panjurlarının ardında kendimi bulduğum o zifiri karanlık koridoru seyrettim. Her an kapısı açılacak, panjurları çekilecek hissiyle bir süre bekledim. İstekli, heyecanlı ve bir o kadar da endişeli. Akşam güneşi penceredeki yansımasında kendini göremez olduğunda diğer sokağa attım adımlarımı. Her şeyin "benim hayatım" gibi hissettirdiği geniş pencerelerin ardında güneş vuran odaları ve ilk kez beni ben olmaya ikna eden o duvarları izledim vaktim dolana kadar. Güzel bir gün müydü bilmiyorum fakat kulağıma çalınan parçalar yok oluşumun ve eksik sokaklarımın tadını bıraktı damağımda. Belki başka bir gün.
Yorumlar
Yorum Gönder