Parçalar

 Kurak gözlerimin ardında dökecek yaş bulamayacağımı bilmeme rağmen yüreğime düşen bu his, tutamayacağım bir söz gibi yerleşiyor ruhuma. Bir ihtiyaç haline geliyor fakat yine de gerçekleşmiyor. Gerçekleşmeyeceğini bilmeme rağmen ihtiyaç duymaya devam ediyor benliğim. Günler geçtikçe bir şeylerin gerçekleşeceğine hala ufak da olsa inancım var. Fakat gel gör ki günler çok çabuk dönüyor yıllara. Kayıp gidiyor ellerimden ben farkına varana kadar. Farkına vardıktan sonra da ne iletilen şarkılar, ne yazılan mektuplar, hiçbir şey geri getirmiyor zamanı. Kulağıma çalınan parçalar "o zamanlar" demeye devam ettikçe uzaklaşıyor o zamanlar. Asla geri gelmeyecek fırsatların yerini karanlık ve soğuk yarınlar alıyor. Her şeye rağmen bu yolumu kaybettiğim anlamına gelmiyor. Bir sonraki adımımı, nereye gideceğimi, nereden döneceğimi çok iyi biliyorum. Bu olumlu ve kararlı adımların yan etkisi oluyor kaçırdığım tüm o diğer sokaklar. Kimi çok istedi adımlarımı ve kimine çok ait hissetti adımlarım. Belki oradan geçsem de çıkardım yeniden aynı yollara. Hayatım ne zaman belkiler ve keşkeler oldu bilmiyorum ama şaşırdığımı da söyleyemem. Aldığım kararlar, atmayı tercih ettiğim adımlar, kendi hislerimi bir hiç gibi kenara atıp ardımda bırakmaya çalıştığım günler. Bir anlamı yok artık. Ben istemesem de geçti, gitti ve bitti.

Bir şeyleri istiyorum, bir şeyleri özlüyorum fakat kendime inandıramıyorum. Şu ya da bu sebepten hep kaçıyorum bir şeylerden. Bir kez daha bu denli parçalanmamak için kendimi toplamayı reddediyorum.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Twenty Eight

My Side

Kışın Fısıltıları