Kendisi
Öfke dolu sessizliklerin ardına saklanır gibi gözlerden kaçınmak isteyen fakat yine de görülmekten haz alan bir benlik yalnızca. Gün içerisindeki etkileşimlerinde odadaki en az etkileşimde bulunulan insan olmayı istese de biri onunla etkileşime geçince gözlerinin içi parıldıyor. Var olmaktan aldığı keyfin kendisine ne kadar iyi geldiğini görmesine engel olan çekingen yalnızlığı ise değneğin diğer ucu.
"Böyle oturup negatif bir şeymiş gibi anlatmasana abi. Ortada kötü bir şey yok ki. Ben yaşamaktan keyif aldığımı neden herhangi birinize kanıtlamak zorunda kalıyorum?" Masadakiler gözlerini kendisinden ayırıp düşünmek için kupalardan çıkan buhara çevirmeyi tercih etti. Cebinde rahatsız hissettiren telefonunu çıkarıp masaya bıraktı. Sigara almak için paketine uzandı, içinden bir sigara çıkarttı ve devam etti. "Bak işte ne güzel çıkmışız, temiz hava alıyoruz, kahvemizi içiyoruz, sohbet ediyoruz. Yüzüm asık değil, ağzımdan çıkanlarda olumsuz bir şey yok. İlla kahkahalar içinde değilim diye mutsuz mu olmak zorundayım, lütfen yani." Kişiden kişiye sırasıyla sigaraları yakarak masanın öbür ucuna kadar gitmiş çakmağına uzandı ve sigarasını yaktı. Sigaradan bir duman aldı. "Bence siz benim mutlu olup olmadığımı değil, neden bunu bu kadar düşündüğünüzü sorgulayın." Söylediklerinden sonra masada bir gerginlik olacağını düşünüyordu fakat sitemi beklemediği bir anlayışla karşılandı. İnsanlar tartışmadan kaçınmak yerine konuya açıklık getirmeyi, pozitif ve dürüst bir yaklaşımla iletişimde kalmayı tercih etti. Gerçekliği eskimiş gibi hissetse de bazen oturduğu yerden bile bulabiliyordu hayatın kendisini.
Yorumlar
Yorum Gönder